İnsanı düştüğünde kaldıran, yorulduğunda dinlendiren her zaman büyük çözümler değildir. Bazen sığınacak bir kelime, bazen omuzlardaki yükü hafifletecek küçük ama sahici bir dokunuş yeter. Hayat mücadelesinin, anlaşılamamanın ve yalnızlığın ağır geldiği o anlarda, hepimiz yeniden ayağa kalkmak için bir tutamağa, bir teselliye ihtiyaç duyarız.
Teselli Pınarı, hakikati inkâr eden veya acıyı yok sayan kuru bir avuntu sunmuyor. Tam tersine; insanın kırgınlıklarıyla nasıl yaşayacağını gösteren, onu hayata karşı yeniden güçlendiren bir yol arkadaşı oluyor.
Yüzyılları aşıp gelen kadim öğütleri, çağımızın telaşı içinde yönünü arayan insanın hallerini anlatan modern hikâyelerle harmanlıyor. Kırk altı yıllık bir hayat yolculugundan süzülen tecrübeler, sarsılmaz nasihatler ve sessizce içe doğan düşünceler; zihninizdeki düğümleri çözmek için bir araya geliyor. "İlk düşen, ilk yorulan, ilk kırılan sen değilsin ... " diye fısıldayan bu satırlar; karanlıkta kalanlara birkaç adımlık bir eslik, yorgun düşenlere ise derin bir nefes vadediyor. Çünkü teselli, zannedildiği gibi insanı avutmak değil; insanı yeniden ayağa kaldıran, sıçrama taşı olan bir güçtür.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.